Amerikan Kanguru Faresi

227
0

Kaliforniya’daki Ölüm Vadisi’nin oldukça olumsuz çevre koşullarına kanguru faresi çok iyi uyum sağlamıştır. Bu hayvanın şaşırtıcı fizyolojik özellikleri vardır. Su tüketimi öteki memelilerden az değildir; fakat asla su içmez. Besinlerindeki hidrojeni kendi vücudunda oksitleyerek su oluşturur. Öyle kendine özgü bir su dengesine sahiptir ki deniz suyunu bile içebilir kanguru faresi.

Bizler, karada yaşayan canlılar olmakla birlikte, susuz yapamayız. Herhangi bir nedenle su içemezsek, örneğin bir çölde susuz kalırsak, ölürüz. Belli aralarda su içmemiz gerekir; bütün memeliler de bize benzer, su içmeden yaşayamaz. Deve bile zamanı gelince suyunu içer. Bu nedenlerle, hiç su içmeden yaşayan bir hayvan olabileceğini hayal etmek bile zordur. Gel gelelim, dünya üzerinde yaşam o derece çeşitlenmiştir ki evrimin en üst basamaklarında bile hiç susamayan, hiç su içmeyen hayvanlar vardır. Bunlar asla su içmezler. İşte kanguru faremiz bu su içmeden yaşayan hayvanlardan biridir. Kuzey Amerika’da yaşayan kanguru farelerinin bilimsel adı Dipodomys spectacularis. Kanguru faresi su içmeden yaşayan tek hayvan değildir; Arap tavşanları ve bazı antilop türleri de hiç su içmeden yaşarlar.

Bugün biliyoruz ki, en kurak çöllerde bile çok çeşitli hayvanlar yaşamlarını sürdürüyorlar. Asıl şaşılacak olansa, buralarda yaşayan hayvanların vücutlarındaki su oranı, sulak bölgelerde yaşayan hayvanlardaki kadar olmasıdır. Vücut ağırlığının %65’i. Bu çöl canlıları vücutlarının su dengesini nasıl sağlıyorlar?

Bunlardan birçoğu, kaktüs gibi yapraklarında önemli miktarda su depolayan bitkiler yerler. Örneğin, hırsız sıçan çok fazla miktarda kaktüs yer, yediği kaktüsler %80 oranında su içerir. Ne var ki kaktüsler her yerde bulunmaz. Sözgelimi Afrika, Asya, Avustralya ve Güneybatı Amerika’nın bazı son derece kurak bölgelerinde yaşayan hayvanlar sulu yaprak bile bulamazlar. Kemiricilerin, kemiricilerle akraba türlerin ve gazalların çoğu da böyledir.

Bu hayvanlar suyu nereden buluyorlar? Zoologlar uzun süre bu sırrı çözemediler. Ancak Amerikan kanguru farelerinde bu sır, olağanüstü bir başarıyla çözüldü. Bu sırada önemli bir noktayı açıklamak gerekirse, kanguru farelerinin “kanguru” ile hiçbir akrabalığı yoktur. Keselilerden değil, kemiricilerdendir; kanguru gibi sıçradığından kendisine kanguru faresi denilmiştir. Kanguru faresi, dış görünüş bakımından arap tavşanlarını andırır. Arap tavşanları gibi sıçrayarak yürür; sıçramak için çok gelişmiş olan arka ayaklarını kullanır; ön ayakları kısadır ve kürkünün içinde saklıdır. Kuyruğu uzun olup ucu püsküllüdür. Koşarken kuyruğu ile denge sağlar; dinlenirken kuyruğu destek görevi yapar.

Yapılan analizler, kurak ya da yağmurlu mevsime bağlı olmaksızın, kanguru farelerinin vücudunda her zaman diğer memelilerde olduğu kadar su bulunduğunu ortaya koymuştur. Ayrıca  bu hayvanlar hiç su içmedikleri halde normal miktarda idrar da yaparlar. Yedikleriyse çok kuru tohumlardan başka bir şey değildir. Yapılan bir deneyde kanguru faresine beş haftalık bir sürede toplam 100 gram kuru tohum verildi ve fare bu tohumlardan 54 gram su oluşturdu. Ancak sürekli olarak idrar, dışkı, ter ve solunum nedeniyle su kaybeden bu hayvan nasıl hayatta kalabiliyor? Bu sorunun cevabı, kanguru farelerinin sahip olduğu böbrek sistemi sayesindedir.  Bu hayvanların kanlarındaki üre ve tuz düzeyi hiç değişmez. Bununla birlikte bu canlının idrarında, en tuzlu deniz suyunun iki katı katı tuz bulunmaktadır. Aynı zamanda kanguru fareleri, terleme ile çok az su kaybedeler, bunun nedeni tez bezlerinin diğer canlılara göre çok az olmasıdır.

Çölün getirdiği ekstrem koşullardan da kendisini korumayı öğrenen kanguru fareleri, yalnızca geceleri dolaşmakta. Sıcaklığın arttığı gündüz vakitlerinde ininin derinliklerinden asla çıkmıyor. Böylece bu hayvan, hiç su içmeden hayatını sürdürebiliyor.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here